18 Şubat 2015 Çarşamba

Şair Ruhlu Ressam : Bedri Rahmi Eyüboğlu


Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1911 yılında Giresun'da dünyaya geldi, başına gelecek sevdanın büyüklüğünü bilmeden. Paris'e gidip güzel sanatlar eğitimi aldı, yurduna döndüğünde ise yaşamının sonuna dek aynı alanda öğretim görevlisi olarak çalıştı. 


Paris'te öğrenciyken çalıştığı André Lhote atölyesinde ileride eşi olacak Ernestine adlı Romanyalı, kendi gibi güzel sanatlar öğrencisi olan,güzel gözlü kız ile tanıştı. Aralarına giren mesafe, gidip gelen tomarla aşk mektubu, tutku dolu cümleler, uzaklığın ateşini harladığı bu aşk ile, Ernestine'in ailesinin karşı çıkmalarına rağmen, 1936'da evlendiler. Ernestine, Eren ismini aldı, bir oğulları oldu. Ancak,  misafir öğrenci olarak Bedri Rahmi'nin çalıştığı fakülteye gelen Mari Gerekmezyan ve Bedri Rahmi birbirlerine, belki de tarihin gördüğü en hüzünlü aşk ile bağlanınca, evlilikleri çatırdadı. Bedri Rahmi, meşhur "Karadut" şiirini, sanılanın aksine, eşi için değil; Mari Gerekmezyan için yazmıştı. 

"Karam, karam; kaşı karam gözü karam" diye dizeler boyu aşkını haykırdığı kişi, Mari idi ve eşi de bu durumdan haberdardı. Bu aşk, Bedri Rahmi'nin sanatında da büyük etki yarattı. Mari'nin çeşit çeşit portreleri yapılır, uzun uzun şiirler yazılırken Eren Eyüboğlu sabırla eşinin yuvasına dönmesini bekledi. Bedri Rahmi döndü de, lakin pek gönüllü değil, yaralıydı. 

Mari Gerekmezyan 1947 yılında tüberküloz menenjite yakalandı. Bedri Rahmi eserlerini yok pahasına satıyor, deli gibi çırpınarak "kadınım, kısrağım, karımsın" dediği Karadut'una ilaç almaya, onu iyileştirmeye çalışıyordu. Olmadı. Mari, kara saplı bir bıçak gibi Bedri Rahmi'nin göğsüne saplandı. Yas yüzünden hasta olduğu, yaşamaya mecalinin kalmadığı dönemde Eren Eyüboğlu onu yeniden sarıp sarmaladı, kabul etti ve yanında durdu.

 İyileşti Bedri Rahmi, ya da Eren öyle sandı, çünkü 1949'da bir toplantıda sahneye çıkıp "Karadut" adlı şiirini okurken gözyaşlarına boğuldu Bedri Rahmi. Bunun üzerine artık dayanamayan eşi, toparlanıp Paris'e gitti ve bir süre orada yaşadı, gidiş sebebi ile ilgili Bedri Rahmi'ye yazdığı bir mektupta ona, 

"Ruhunun çektiği acıları Allah dindirsin. Allah sana resim yapma sevinci versin ve bizim yanımızda yaşamaktan, mutluluk duyabilmeni sağlasın." diyordu, hala ağırbaşlı, ihanetin ağırlığına rağmen hala asildi Eren Eyüboğlu. 

Sonrasında, 11 yaşında olan oğlunu da alarak geri döndü. Bedri Rahmi'nin 1974 yılında, pankreas kanseri sebebiyle hayatını kaybetmesine kadar, birlikte yaşadılar. 

Bu şekilde anlatıldığı zaman hikayede ön plana çıkan şey ihanet, farkındayım. Ancak Bedri Rahmi'nin Karadut'a yazdığı şiirlerdeki tat, her dizesinde, her kelimesinde pırıl pırıl parlayan derin aşk insanın yüreğini dolduruyor. Kendi adıma, özellikle Karadut şiirinin son mısraları, sevmeyi az çok bilen herkesin gözlerinde biraz yaş biriktiriyor. Öylesine ince, öylesine güzel.  Ayrıca, Karadut şiiri bestelenmiş ve Cem Karaca tarafından seslendirilmiştir.


Karadut
Karadutum, çatal karam, çingenem 
Nar tanem, nur tanem, bir tanem 
Agaç isem dalımsın salkım saçak 
Petek isem balımsın a gülüm 
Günahımsın, vebalimsin. 

Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan 
Yoluna bir can koyduğum Gökte ararken yerde bulduğum 
Karadutum, çatal karam, çingenem 
Daha nem olacaktın bir tanem 
Gülen ayvam, ağlayan narımsın 
Kadınım, kısrağım, karımsın. 

II 

Sigara paketlerine resmini çizdiğim 
Körpe fidanlara adını yazdığım 
Karam, karam 
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam 
Sıla kokar, arzu tüter 
Ilgıt ılgıt buram buram. 
Ben beyzade, kişizade, 
Her türlü dertten topyekün azade 
Hani şu ekmeği elden suyu gölden. 
Durup dururken yorulan 
Kibrit çöpü gibi kırılan 
Yalnız sanat çıkmazlarında başını kaşıyan 
Artık otlar göstermelik atlar gibi bedava yaşayan 
Sen benim mihnet icinde yanmış kavrulmuşum 

N'etmiş, n'eylemiş, n'olmuşum 
Cömert ırmaklar gibi gürül gürül 
Bahtın karışmış bahtıma çok şükür. 
Yunmuş, yıkanmış adam olmuşum. 

Karam, karam 
Kaşı karam, gözü karam, bahtı karam 
Sensiz bana canım dünya haram olsun.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Blog Template by BloggerCandy.com