19 Şubat 2015 Perşembe

Yaşasın Bu Yaman, Bu Cesur Yeni Dünya : Aldous Huxley


Huxley ailesi, İngiltere'ye pek çok bilim insanı ve sanatçı kazandırmış bir aile. Aldous Huxley ise, Cesur Yeni Dünya romanı ile en değerli kitaplarımı koyduğum kapaklı ve gözlerden uzak rafta yerini geçtiğimiz günlerde aldı. Aldous'un Oxford mezunu olduğunu görünce, "Oxford burada vardı da biz mi okumadık?" diye çemkirmek istedim, lakin sonra yapmadım. Böyle distopik bir ortam yaratmak, alegorik romanda mihenk taşı sayılabilecek bir metne imza atmak, Oxford mezunu olmakla alakalı değil elbette.

 (Distopya, ütopik toplum anlayışının tam tersini tanımlamak için kullanılır. Ütopya ise,  tasarlanmış ancak gerçekleşmesi imkansız ideal toplum anlamına geliyor )
Huxley, Cesur Yeni Dünya'da çizdiği toplum portresi ile hedonizme de güzelce selam çakıyor. Savaş ve yoksulluğun hatta hastalık ve yaşlılığın bilim sayesinde ortadan kalktığı 26. yüzyıl İngilteresinde insanlar önüne gelenle cinsel ilişkiye girerler "soma" denen bir uyuşturucu kullanarak gündelik sıkıntılardan uzaklaşırlar. Hatta bu "soma" o kadar mühimdir ki, iş günü sonunda devlet herkese belli bir miktarda soma dağıtır, dağıtım gecikirse kargaşa çıkar.

Aile kavramı, uykuda şartlandırma yöntemi ile ortadan kalkmıştır. Yalnız bir yaşam mümkün değildir, insanlar olabildiğince beraber dolaşmaya şartlandırılırlar. Anne kavramı belden aşağı bir muhabbet, baba ise komik olmayan bir şakadan ibarettir. İnsanların, diğerlerini fazla sevmeleri mümkün değildir. Din, edebiyat ve felsefe de aile kavramı ile beraber tarihin karanlık sularına karışmıştır.

"Bokanovski yöntemi" denen yöntem ile, tek yumurtadan oluşturulan yüzlerce embriyo, cenin iken kaderi tayin edilen bebekler, doğmadan önce zekası ve fiziksel şartları belirlenerek doğumdan sonra uykuda şartlandırılan ve içinde bulunduğu toplumu sorgulamayan insanlar.
Huxley bu romanı yazarken, Rus romancı Yevgeni İvanoviç Zamyatin'in "BİZ" adlı eserinden etkilenmiş ancak yine aynı romandan etkilenen George Orwell'in 1984'ü gibi özgün ve alanında oldukça başarılı bir metin ortaya çıkmış.
"O wonder,
How many goodly creatures are there here !
How beauteous manking is !
O brave new world !
That has such people in't ! "


Shakespeare'in "Fırtına" isimli eserinde, Miranda karakterinin konuşmasından alınmış, romana adını vermiştir.

0 yorum:

Yorum Gönder

 

Blog Template by BloggerCandy.com